Bu haber kez okundu.

Hayat Mücadelesi

 Büyük bir holdingde sekreter olarak çalışıyordu daha on dokuzundaki Sibel.Yaşıtları ellerinde kitaplar okul yoluna koyulmuşken kendisi yarı aç yarı tok ağır adımlarla ilerliyordu sokakta.Saat 6:00 idi.6:30'da şirkette olması gerekiyordu.Cebinde hiç para olmadığı için yine yürüyerek gidecekti şirkete.Uzun yol yürümekten şişmiş ayakları sızlarken gözünden boşanan yaşlar,patronun taş gibi yüreğini yumuşatamayacaktı.Bu kadar küçük yaşta hayatın bütün yükünü sırtlanmak ne kadar da yorucu bir işti.Babasını iki sene önce trafik kazasında kaybetmişti.Annesi ise üzüntüden hasta olmuş,genç yaşında yataklara düşmüştü.Annesini yaşatmak için o gündür şirkette çalışıyordu Sibel.Kazandığı parayla ilaçlarını alıyordu annesinin.Buna mecburdu.Çünkü onlara bakacak hiç kimseleri yoktu.Daha on dokuz yaşında hanım,bey demeye başlamıştı buna değmeyecek insanlara.Azar işitmeye de alışmıştı çoktan.Kendine edilen hakaretlere de ses çıkartmıyordu artık.Her şey annesi içindi.Evet,yine her zamanki gibi önüne lüks otomobillerin park edildiği,on iki katlı,ihtişamı insanların gözlerini kamaştıran holdingin önüne gelmişti.İçeriye girmeden önce derin bir nefes aldı.Patronu kapıdaydı.Günlük azarını işittikten sonra patronunun peşi sıra gitti,mavi kumaşı eskimiş tekerlekli sandalyesine alelacele oturdu.Bilgisayara geçirmesi gereken bir sürü dosya,etmesi gereken bir sürü telefon vardı.Kendini dosyaların içinde kaybettiği bir anda patronunun kaba sesiyle irkildi kız.Hemen koşarak odaya girdi.Odada patronun arkadaşı da vardı.Kırlaşmış saçları,ve yemyeşil gözlerini gölgeleyen dalgın bakışlarıyla kırk yaşlarında gösteriyordu."Buyurun efendim."dedi genç kız tüm inceliğiyle.Sesi korkudan kısılmıştı.Patronu:"Kaç kez seslendim sana.Niye beni duymuyorsun?Kulaklarında bir sıkıntı mı var?Zaten her sabah işe de geç kalıyorsun.Kapının önüne koyarım seni,başının çaresine bakarsın."dedi iğneleyici ve kaba sesiyle.Kız:"Bir daha olmaz efendim."diye karşılık verdi.Patronun arkadaşı ayağa kalktı."Yapma Selim.Daha çok küçük o.Zamanla öğrenir."dedi.Ama patron dinlemiyordu bile."Kovdum seni.Artık bu şirkette çalışmayacaksın."Zavallı kız adama yalvarmaya başladı.Ama bütün çabaları boşunaydı.Ağlayarak kendini şirketten dışarı attı.Hızla yürürken omzuna bir elin dokunduğunu hissetti.Şaşkınlıkla arkasına döndü.Bu patronun arkadaşıydı.Ona acıyarak baktı adam.Neden okumadığını sordu.Sibel adama her şeyi anlattı.Gözleri dolan adam şöyle söyledi:"Sen artık okuyacaksın kızım.Annenin ve senin bütün masraflarınızı ben karşılayacağım."Bütün bunlar rüya gibiydi.Sibel çok mutluydu.Artık okuyacaktı o.Hiç kimseye boyun eğmeyecekti.Bundan sonra hiç kimsenin kimsesi olmayacaktı.Öyle de oldu.Sibel iyi bir üniversitede eğitim gördü ve öğretmen oldu.Yaşadığı yoksul mahallenin küçük ve oldukça eski okuluna öğretmen olarak atandı.Buradaki çocuklar için güzel bir örnek oldu.Bilginin ışığıyla onları aydınlattı ve kendi ayakları üzerinde duran,meslek edinmiş nice Sibeller yetiştirdi. SON

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.